emre님의 프로필€_M_R_€사진블로그리스트기타 도구 도움말

블로그


    2008-02-05

    5 DERS (OKUMANIZI TERCİH EDERİM)

    Birinci Ders:

    Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyi
    ögrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada
    çakıldım kaldım. Son soru söyleydi :
    "Hergün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedır ?"
    Bu her halde bir çeşit şaka olmalıydı. Kadını, yerleri sılerken, hemen
    hergün görüyordum. Uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50'lerinde falan
    olmalıydı. Ama adını nerden bilecektim ki ! Son soruyu yanıtsız bırakıp
    kağıdı teslim ettim. Süre biterken bir öğrenci, son sorunun test sonuclarına
    dahil olup olmadığını sordu.
    "Tabii, dahil" dedi, Hocamız...
    "İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız. Hepsi birbirinden farklı
    insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hak eden insanlar bunlar.
    Onlara sadece gülümsemeniz ve 'Merhaba' demeniz gerekse bile..."
    Bu dersi hayatım boyunca unutmadım. Hademenin adını da...
    Dorothy idi.


    İkinci Ders :

    Bir gece vakit gece-yarısına doğru Alabama Otoyolunun kenarında duran
    bir zenci kadın gördüm. Bardaktan boşanırca yağan yağmura rağmen,
    bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu. geçen her
    arabaya el sallıyordu. Yanında durdum. 60'lı yıllarda bir beyazın bir
    zenciye, hem de Alabama'da, yardıma kalkışması pek olağan şeylerden
    değildi. Onu kente kadar götürdüm. Bir taksi durağına bıraktım. Ayrılırken
    ille de adresimi istedi, verdim. Bir hafta sonra, kapım çalındı. Muazzam
    bir konsol televizyon
    indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi, armağanda...
    "Geçen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunç yağmur
    sadece elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti. Kendime güvenimi
    yitirmek üzereydim, siz çıka geldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olan kocamın
    yatağının baş ucuna zamanında ulaşmayı başardım. Biraz sonra son nefesini
    verdi. Tanrı bana yardım eden sizi ve başkalarına karşılık beklemeksizin
    yardım eden herkesi kutsasın...
    En İyi Dileklerimle,
    Bayan Nat King Cole."



    Üçüncü Ders :

    Size Hizmet Edenleri Hep Hatırlayın...

    Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocuk
    pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu... Çocuk sordu:
    "Çikolatalı pasta kaç para ?"
    "50 Cent."

    Çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı. Bir daha sordu:
    "Peki, Dondurma Ne Kadar ?"
    "35 Cent." dedi garson kız, sabırsızlıkla. Dükkanda yığınla müşteri vardı ve
    kız hepsine tek başına koşuşturuyordu. Bu çocukla daha ne kadar vakit
    geçirebilirdi ki...
    Çocuk parasını bir daha saydı ve
    "Bir dondurma alabilir miyim, lütfen ?" dedi.
    Kız dondurmayı getirdi. Fişi tabağın kenarına koydu ve
    öteki masaya koştu. Çocuk dondurmasını bitirdi. Fişi kasaya ödedi. Garson
    kız
    masayı temizlemek üzere geldiğinde, gözleri doldu, birden. Masayı sanki akan
    gözyaşları temizleyecekti. Boş dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı
    15 Cent'lik bahşiş duruyordu..


    Dördüncü Ders :

    Yolumuzdaki Engeller...

    Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya
    koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacak diye
    gözlüyor... Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray
    görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın
    etrafından dolasıp saraya girdiler. Pek çogu kralı yüksek sesle eleştirdi.
    Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu.
    Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki
    küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye
    başladı. Kan ter içinde kaldı ama, sonunda, kayayı da yolun kenarına çekti.
    Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir
    kesenin durduğunu gördü.
    Açtı... Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde...
    "Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir." diyordu kral.
    Köylü, bügün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı.
    "Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır."


    Beşinci Ders :

    Önemli Olan Vermektir..

    Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler. Tek yaşam
    şansı, beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi. Küçük oğlan aynı
    hastalıktan mucizevi bir şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığın
    mikroplarını yok eden antikorlar oluşmuştu. Doktor durumu beş yaşındaki
    oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini sordu. Küçük çocuk bir an
    duraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve
    "Eğer kurtulacaksa, veririm kanımı" dedi.
    Kan nakli yapılırken, ablasının gözlerinin içcine bakıyor ve gülümsüyordu.
    Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı, ama küçük çocuğun yüzü de
    giderek soluyordu...
    Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir sesle doktora sordu :
    "Hemen mi öleceğim ?"
    Ufaklık, doktoru yanlış anlamıştı, ablasına vücudundaki
    bütün kanı verip, öleceğini düşünüyordu.




    Gönderenin Notu :

    İçinizden gelmiyorsa, bu e-postayı 5-10 veya daha fazla kişiye göndermeyin.
    Hiç kimseye göndermezseniz de bir şey olmaz zaten. Eğer burada anlatılanlar
    sizi hiç bir şekilde etkilemediyse zaten içinizdeki bazı duyguları
    kaybetmişsiniz demektir.

     

    댓글

    잠시만 기다려 주세요...
    죄송합니다. 입력한 댓글이 너무 깁니다. 내용을 줄여 보세요.
    입력한 내용이 없습니다. 다시 시도해 보세요.
    죄송합니다. 지금은 댓글을 추가할 수 없습니다. 나중에 다시 시도해 보세요.
    댓글을 추가하려면 부모님의 사용 허락이 필요합니다. 허용 요청
    부모님이 댓글 기능을 해제한 상태입니다.
    죄송합니다. 지금은 댓글을 삭제할 수 없습니다. 나중에 다시 시도해 보세요.
    하루에 남길 수 있는 댓글의 최대 한도를 초과했습니다. 24시간 후에 다시 시도해 보세요.
    회원님의 계정은 다른 사용자에게 스팸 메일을 보낼 수 있다고 여겨지므로 댓글 기능이 비활성화되어 있습니다. 이 설정에 문제가 있다고 생각되면 Windows Live 지원에 문의하시기 바랍니다.
    댓글을 남기려면 아래 보안 검사를 완료해야 합니다.
    보안 검사에 입력한 글자는 그림 또는 오디오에 있는 글자와 일치해야 합니다.

    댓글을 추가하려면 Windows Live ID로 로그인하세요. 핫메일, 메신저 또는 Xbox LIVE를 사용하는 경우 해당 계정을 Windows Live ID로 사용할 수 있습니다.로그인


    Windows Live ID가 없으신가요? 등록

    트랙백

    이 블로그의 트랙백 URL은 다음과 같습니다.
    http://emre1993emreunitedstates.spaces.live.com/blog/cns!D8511178692C385!834.trak
    이 블로그를 참조하는 웹 로그
    • 없음